Yükleniyor
Yükleniyor
Kampanyalar, yeni ürünler ve havuz bakım ipuçları
Kimyasal klor kullanmadan kendi kendini temizleyen ekolojik ve biyolojik göletler tasarlıyor, bahçenizi doğal bir yaşam alanına dönüştürüyoruz.
Doğanın Dengesini Mimariyle Buluşturan Biyolojik Gölet Yapımı
Çilek Havuz olarak, yüzme veya peyzaj amaçlı kullanabileceğiniz, ekolojik dengeye sahip doğal göletler inşa ediyoruz. Su bitkileri ve yararlı bakterilerin filtreleme gücüyle kimyasalsız berrak su sunuyoruz. EPDM kauçuk membran yalıtımı, doğal dere taşları ve ahşap iskele entegrasyonuyla tasarlanan projelerimiz, size ve ailenize dört mevsim huzur veren, kendi kendini temizleyen sürdürülebilir bir ekosistem sağlar.
Bahçenizi veya tesisinizi yaşayan bir ekosisteme dönüştüren biyolojik göletler, kimyasal klor kullanmadan kendi kendini temizleyen doğal yapılardır. Uzman peyzaj mimarlarımız ve mühendislerimiz, su bitkilerinin ve yararlı bakterilerin arıtma gücünü kullanarak size özel doğal rekreasyon alanları tasarlar.
Sızdırmazlığı ömür boyu garanti eden EPDM membran yalıtımı, doğal dere taşları ve enerji tasarruflu havalandırma sistemleriyle sürdürülebilir göletler inşa ediyoruz. Ekolojik dengeyi merkeze alan projelerimiz sayesinde, kurbağaların, balıkların ve nilüferlerin uyum içinde yaşadığı, ruhunuzu dinlendiren anahtar teslim su manzaralarına kavuşun.
Hayalinizdeki projeyi gerçeğe dönüştürüyoruz.
Başarılı bir ekolojik gölet yapımı, doğanın kurallarına uyum sağlayan doğru bir saha analiziyle başlar. Uzman peyzaj mimarlarımız ve mühendislerimiz, göletin inşa edileceği alana gelerek topoğrafik ölçüm işlemlerini gerçekleştirir. Suyun doğal akış yönü, güneşlenme süresi ve rüzgar koridorları analiz edilerek, göletin kendi ekosistemini en rahat kurabileceği ideal konum belirlenir.
Göletin tabanını oluşturacak arazinin yapısı, zemin taşıma kapasitesi ve yeraltı su seviyesi jeolojik olarak incelenir. Eğer alanda yüksek bir yeraltı suyu basıncı varsa, yalıtım membranının alttan şişmesini engellemek için özel drenaj hatları planlanır. Ayrıca, göleti besleyecek su kaynağının (kuyu, şebeke veya yağmur suyu hasadı) kimyasal değerleri ölçülerek biyolojik yaşama uygunluğu test edilir.
Biyolojik göletler, standart havuzlara göre daha geniş alanlara yayılır ve çevresel bitki örtüsüyle bütünleşir. Çevredeki ağaçların yaprak dökme durumları hesaplanarak yüzey temizleyici (skimmer) konumları önceden planlanır. Elde edilen tüm bu çevresel ve jeolojik veriler ışığında su tutma kapasitesi hesaplanır ve yatırımcıya kapsamlı bir fizibilite raporu sunulur.
Gölet tabanında yeraltı suyu testi yapılmadan membran serilirse, kış aylarında yükselen yeraltı suları membranı bir balon gibi yukarı kaldırarak göletin yapısal bütünlüğünü tamamen bozar.
Arazi verileri onaylandıktan sonra, doğayı birebir taklit ettiğimiz biyolojik gölet tasarımı aşamasına geçilir. Gölet projeleri genellikle iki ana bölgeye ayrılır: Yüzme veya seyir amaçlı temiz su alanı ve suyu doğal yollarla temizleyen sığ rejenerasyon (bitki) bölgesi. Bu iki bölgenin birbiriyle estetik ve orantılı bir şekilde birleşmesi için tasarım kağıda dökülür.
Peyzaj mimarlarımız, göletin amorf (doğal kıvrımlı) yapısını, kıyı şeridindeki kaya yerleşimlerini ve su bitkilerinin konumlarını belirleyerek projenin 3D dijital modelini oluşturur. Bu modelleme sayesinde, ahşap iskelelerin duruşu, basamak şeklinde inen derinlik bölgeleri ve kullanılacak dere taşlarının dokusu, daha kazma vurulmadan önce gerçeğe en yakın haliyle ekranda deneyimlenir.
Görsel tasarımın yanı sıra, göletin gece de yaşayan bir alan olması için ekolojik yapıya zarar vermeyen, göz yormayan peyzaj aydınlatması tasarlanır. Kurbağa, kuş veya balık gibi canlıların yaşam döngüsünü strese sokmamak adına doğal ay ışığını taklit eden ılık beyaz (warm white) ışık senaryoları kurgulanarak tasarım yatırımcının onayına sunulur.
Biyolojik göletlerde suyu temizleyen kısım (rejenerasyon alanı), toplam gölet yüzeyinin en az %30'u büyüklüğünde tasarlanmalıdır. Bu oran gözetilmezse su doğal yollarla kendini temizleyemez ve yosunlaşır.
Görsel onay alındıktan sonra göletin kendi kendini temizleyebilmesi için gerekli olan karmaşık hidrolojik (su bilimi) mühendislik hesaplamaları yapılır. Göletteki suyun durgun kalmaması, sivrisinek veya kötü koku üretmemesi için saatte devir daim etmesi gereken su miktarı hesaplanır. Bu hesaba göre düşük enerji tüketen ama yüksek debili su sirkülasyon motorları seçilir.
Göletin biyolojik filtrasyonunu sağlayacak olan bitki kök yataklarının (rejenerasyon zonunun) kalınlığı, kullanılacak zeolit ve volkanik tüf malzemelerinin hacimleri biyolojik filtrasyon hesapları ile belirlenir. Suyun tabandan emilip şelalelerden veya dere yataklarından geri verilmesini sağlayan, tıkanmaz altyapı boru çapları milimetrik olarak projelendirilir.
Yaz aylarında ısınan suyun oksijen kaybetmesini ve balık ölümlerini önlemek için gölet tabanına yerleştirilecek difüzörlerin ve oksijenasyon (havalandırma) ünitelerinin kapasiteleri belirlenir. Tüm elektrik panoları, pompa odaları ve UV-C (ultraviyole yosun önleyici) lamba sistemleri mekanik projelere işlenerek uygulama için hazır hale getirilir.
Biyolojik göletlerde suyun berraklığı tamamen hidrolik debi ile bitki filtre yatağının uyumuna bağlıdır. Bu hassas mühendislik hesaplamaları sayesinde su, kimyasal (klor) olmadan yıllarca kristal berraklığında kalır.
Projelerin kağıttan sahaya döküldüğü ilk aşama olan gölet kazısı, lazer kot cihazlarıyla yönlendirilen iş makineleriyle başlar. Biyolojik göletler dik duvarlı betonarme havuzlar gibi değil, kademeli olarak derinleşen (teraslı) bir yapıda kazılır. Bu teraslar, sığ alanlarda nilüferlerin, derin alanlarda ise balıkların yaşayabilmesi için özel kademeli derinlik katmanları oluşturur.
Toprağın göçmesini ve erozyonu engellemek için havuz kenarlarına verilen eğim açıları (şev açıları) toprağın cinsine göre uzmanlarca ayarlanır. Çok dik kazılan şevler yağmurda göçerek yalıtımı yırtabilir; bu nedenle yumuşak ve doğal bir kıyı eğimi yaratılır. Aynı zamanda şelale veya dere yatağı yapılacaksa bu bölgelerin toprak dolgusu ve kodlandırması gerçekleştirilir.
Kazı esnasında makine dairesinin (varsa), yüzey sıyırıcıların (skimmer) ve filtre şaftlarının yerleşeceği altyapı çukurları da kazılır. Gölet tabanı iş makinelerinin kepçeleriyle değil, ince işçilikle çalışan kompaktörlerle tıraşlanarak kesici taşlardan ve köklerden tamamen arındırılır ve yalıtım katmanı için pürüzsüz bir zemin hazırlanır.
Gölet hafriyatında kıyı kenarları standart havuz gibi 90 derece dik kazılamaz. Eğer doğal şev açısı verilmezse toprak zamanla kayar, üzerine serilen kayalar ve membran göletin içine göçer.
Hafriyat tamamlandıktan sonra gölet tabanında ileride yaşanabilecek toprak oturmalarını engellemek için zemin sıkıştırma (kompaktasyon) işlemi yapılır. Gerekirse göletin tabanına ince bir katman dere kumu serilerek zemin tamamen yastıklanır. Bu adım, tonlarca ağırlığındaki su kütlesinin zemini asimetrik olarak çökertmesini engeller.
Zemin pürüzsüzleştirildikten sonra gölet tabanına boydan boya birinci katman güvenlik zırhı olan geotekstil keçe serilir. Çok kalın ve dayanıklı bir kumaş olan geotekstil keçe, üstüne serilecek olan pahalı su yalıtım membranını alttan gelebilecek sivri taşlardan, fare/köstebek gibi kemirgenlerden ve inatçı bitki köklerinden korur.
Geotekstil keçe serimi sırasında toprakla membranın arasına, özellikle kamış veya bambu gibi yırtıcı köklere sahip bitkilerin dışarıdan gölete girmesini önleyen kök bariyeri levhaları yerleştirilir. Keçe katmanları birbirinin üzerine bindirilerek ısı tabancasıyla birleştirilir ve gölet çanağı yumuşak, koruyucu bir yorganla tamamen kaplanmış olur.
Toprak ile membran arasına yüksek gramajlı geotekstil keçe serilmezse, toprağın içindeki ufak bir çakıl taşı bile tonlarca suyun basıncıyla bir iğne gibi membranı delip su kaçırmasına neden olur.
Biyolojik göletlerin kalbi olan ve su sızdırmazlığını sağlayan en kritik aşama membran serimidir. Beton kullanılmayan bu yapılarda yalıtım, tek parça devasa bir kauçuk astar (EPDM membran gölet yalıtımı) ile sağlanır. EPDM (Etilen Propilen Dien Monomer), doğa şartlarına, -40°C soğuğa ve güneşe inanılmaz derecede dayanıklı, esnek ve ömür boyu garantili bir kauçuk malzemedir.
Özel rulo halinde şantiyeye getirilen EPDM membran, geotekstil keçenin üzerine özenle serilir. Göletin kıvrımlarına, kademelerine ve derinliklerine uyum sağlaması için kauçuk membran esnetilerek kalıba oturtulur. Membran ek yerleri (bindirmeleri), standart yapıştırıcılarla değil, ısıl vulkanizasyon (sıcak hava kaynağı) robotlarıyla birleştirilerek moleküler düzeyde eritilip tek parça haline getirilir.
Membranın balıklara ve bitkilere zarar vermeyen "Zehi̇rsi̇z (Non-Toxic)" sertifikalı olması zorunludur. Boruların zemin den çıktığı (dip emiş, skimmer, aydınlatma) kritik noktalarda membran özel flanşlar ve su altı mastikleriyle delinip contalanarak sızdırmazlık %100 garanti altına alınır ve membran kıyıdaki V-kanallarına gömülerek kilitlenir.
İçerik: Betonarme havuzlar ufak bir depremde çatlarken, %300 esneme payına sahip EPDM membran yalıtımı zemin ne kadar oynarsa oynasın yırtılmaz, ömür boyu su tutma garantisi sunar.
Göletin su tutma yeteneği sağlandıktan sonra, siyah membran görüntüsünün tamamen kapatılarak doğayla bütünleştirildiği peyzaj aşamasına geçilir. Göletin iç kısımları ve özellikle sığ olan rejenerasyon (bitki) yatakları, farklı ebatlardaki doğal dere taşları, çakıllar ve yıkanmış kuvars kumlarıyla kaplanarak siyah kauçuk zemin tamamen gizlenir.
Kıyı şeridinde, dalga veya yağmur sularının toprağı aşındırmasını önlemek amacıyla kıyı tahkimatı (erozyon kontrolü) yapılır. Bu bölgeye tonlarca ağırlıkta yosunlu kayalar, dev granitler veya şist kayaları vinçler yardımıyla estetik bir dizilimle yerleştirilir. Kayaların araları bitki toprağı ve ince çakıllarla doldurularak, sanki doğada yüzyıllardır oradaymış hissi yaratılır.
Doğal kaya yerleşimi sadece görsellik değil, aynı zamanda suda yaşayacak balıklar için doğal saklanma alanları ve yararlı bakteriler için tutunma yüzeyleri oluşturur. Bu aşamada, göleti besleyecek olan su kaynağının kayalardan süzülerek döküldüğü mini bir şelale veya taşlık bir dere yatağı da tasarıma uygun olarak inşa edilir.
Siyah EPDM membran güneşin UV ışınlarına çok dayanıklı olsa da, doğal bir görünüm ve malzemenin ömrünü maksimize etmek için su hattı üstünde kalan hiçbir membran parçası çıplak gözle görünmemeli, taşlarla tamamen kapatılmalıdır.
Biyolojik göletlerde klor veya kimyasal asit kullanılmaz; suyu temizleme işini tamamen doğal gölet filtresi üstlenir. Bu adımda, göletin ayrı bir bölmesinde yer alan rejenerasyon havuzuna tonlarca zeolit, klinoptilolit ve gözenekli volkanik lav kırığı (tüf) doldurulur. Su bu mineral yataklarının içinden süzülürken sudaki fosfor ve amonyak hapsolur, su adeta bir kaynak suyu gibi kristal berraklığına ulaşır.
Dış çevreden gölete düşen yaprak, polen veya tozların dibe batıp çürümesini engellemek için su yüzeyine skimmer sistemleri (yüzey emiciler) yerleştirilir. Skimmer'lar yüzeydeki çöpleri mekanik sepetlerde toplayarak organik kirliliğin önüne geçer. Ayrıca, yoğun yaz aylarında yosun patlamalarını (yeşil su) engellemek için kapalı devre UV-C (Ultraviyole) alg öldürücü cihazlar sisteme entegre edilir.
Suyun cansızlaşmasını ve dibe çöken atıkların metan gazı üretmesini engellemek için göletin en derin noktalarına dip havalandırıcı (difüzör) sistemleri kurulur. Kıyıdaki sessiz kompresörlerden gelen hava, dipte on binlerce ince baloncuk yaratarak suyu hem oksijenlendirir hem de alttan üste doğru doğal bir karışım (upwelling) yaratarak göletin nefes almasını sağlar.
Biyolojik filtrasyon sayesinde cilt ve göz tahrişine, saç dökülmesine ve doğaya zarar veren ağır klor kokusuna veda edersiniz. Suda yaşayan kurbağaların, kuşların içebileceği saflıkta bir arıtma sağlanır.
Göletin biyolojik arıtma sisteminin yaşayan en önemli parçası su bitkileridir. Sığ olarak tasarlanan rejenerasyon yataklarına, sudaki nitrat ve fosfatı (yosunların besinini) kökleriyle emerek suyu temizleyen su arıtıcı bitkiler (makrofitler) özenle dikilir. Iris, hasırotu, su sümbülü ve oksijen üretici elodea gibi yerel iklime dayanıklı bitki türleri seçilerek doğanın kendi arıtma tesisi kurulur.
Göletin görsel şöleni olan nilüfer ekimi göletin nispeten derin ve durgun bölgelerine saksılarla veya doğrudan çakıl yatağına gömülerek yapılır. Nilüferlerin geniş yaprakları gölet yüzeyini gölgeleyerek yazın suyun aşırı ısınmasını engeller ve sudaki yosun oluşumunu doğal olarak durdurur. Aynı zamanda kurbağalar ve böcekler için doğal köprü vazifesi görür.
Bitkiler dikilirken standart torf toprağı kullanılmaz, aksi halde toprak suya karışıp çamura neden olur. Bitkiler özel zeolit kırıkları, dere çakılı ve killi sualtı harçlarıyla gölet tabanına sabitlenir. Bu bitkilerin kökleri, bir süre sonra zeolit taşlarına sarılarak suyu bir sünger gibi filtreleyen devasa bir rejenerasyon bölgesi oluşturur ve ekosistemin temelini atar.
Gölet etrafına ekilen su bitkileri sadece peyzaj süsü değildir. Bu bitkiler (makrofitler) sudaki ağır metalleri ve yosunu besleyen besinleri hızla emerek muazzam bir doğal filtreleme (Fitoremediasyon) görevi görürler.
Biyolojik göleti izlemek, dinlenmek veya içine girmek için tasarlanan ahşap peyzaj mimarisi uygulanır. Gölet kenarına veya suyun üstüne doğru uzanan ahşap iskele yapımı gerçekleştirilir. Kullanılan tüm ahşaplar suya, neme ve çürümeye karşı basınca dayanıklı (emprenyeli) çam, iroko veya termowood malzemeden üretilir. Asla kimyasal boya veya zehirli vernik kullanılmaz, çünkü bu maddeler yağan yağmurla gölete akarak balıkları zehirleyebilir.
Büyük göletlerde suyu birbirine bağlayan romantik ahşap köprüler, kıyılarda güneşlenme locaları veya taş yürüme basamakları (stepping stones) su içine inşa edilir. Bu yapılar sadece insanların gölete temas etmesini sağlamaz, aynı zamanda suyun altına düşen gölgeleriyle canlılar için serin barınma alanları yaratır.
Ekolojik gece tasarımı kapsamında, suyun berraklığını ve balıkların geçişini vurgulamak için doğal kayaların arasına gizlenmiş su altı LED armatürler yerleştirilir. Su ve elektrik temasını %100 güvenli kılan IP68 sızdırmazlık sınıfı aydınlatmalar kullanılır. Ayrıca sazlıkları ve ahşap iskeleyi aydınlatan peyzaj spotlarıyla peyzaj aydınlatması bir bütün olarak tamamlanarak mekan geceye hazırlanır.
Gölet iskelelerinde sıradan yat verniği veya ağır kimyasal ahşap koruyucular kullanılamaz. Yağmur yıkamasıyla suya sızan bu solventler, göletteki yararlı bakteri kültürünü ve balıkları toplu olarak öldürebilir. Özel doğal yağlar kullanılmalıdır.
Tüm peyzaj, bitki ekimi ve mekanik işlemler tamamlandıktan sonra heyecanla beklenen gölet su dolumu aşamasına geçilir. Tesisat vanaları açılarak şebeke veya kuyu suyu yavaşça gölete doldurulur. Doldurulan su genellikle ilk günlerde bulanık, toprak rengi veya çeşme suyundan kaynaklı yüksek klorlu olur; bu tamamen doğal bir başlangıç sürecidir. Şelaleler ve pompalar tam kapasite çalıştırılarak suyun oksijene doyması (havalanması) sağlanır.
Biyolojik göleti cansız bir havuz olmaktan çıkarıp yaşayan bir organizmaya dönüştüren sihirli dokunuş bu adımda yapılır: Suya özel toz veya sıvı halde milyonlarca yararlı bakteri kültürü aşılanır. (Nitrosomonas ve Nitrobacter bakterileri). Bu bakteriler zeolit taşlarının ve bitki köklerinin arasına yerleşerek çoğalmaya başlar.
Bakteriler, suya karışan amonyağı (balık dışkısı, çürüyen yaprak) önce nitrite, sonra da bitkilerin gübre olarak kullanacağı nitrata çevirerek meşhur azot döngüsünü başlatır. İlk birkaç hafta sudaki besin fazlalığından dolayı su hafifçe yeşerebilir (yosun patlaması yaşanabilir); ancak bakteriler ve bitkiler geliştikçe su mucizevi bir şekilde kendi kendini filtreleyerek cam gibi berrak bir hale dönüşür.
Gölet ilk dolduğunda su bitkileri ve bakteriler henüz tam çalışmadığı için ilk 2-3 hafta su yeşile veya kahverengiye dönebilir. Bu biyolojik bir geçiş sürecidir, kimyasal klor dökülmemelidir; ekosistem oturduğunda su kendiliğinden tamamen berraklaşacaktır.
Bakterilerin çoğalması, nilüferlerin kök salması ve suyun biyolojik dengesini bularak kristal berraklığına kavuşmasıyla birlikte gölet ekosistemi tamamen oturmuş olur. Su laboratuvar kitiyle son bir kez test edilerek amonyak ve nitrit seviyesinin sıfırlandığı onaylanır. Eğer yatırımcı gölette Japon Koi balıkları (Koi Carp) veya diğer tatlı su balıklarını beslemek istiyorsa, bu balıklar güvenli değerlere ulaşan temiz suya uzmanlar eşliğinde kademeli olarak salınır.
Tesisi veya bahçeyi yönetecek personele / ev sahibine çok pratik olan gölet bakımı konusunda eğitim verilir. Biyolojik göletlerde klor atma, pH ölçme gibi günlük dertler yoktur. Sadece sonbaharda skimmer (yüzey emici) sepetlerinin temizlenmesi, aşırı büyüyen su bitkilerinin budanması ve balıkların doğru yemlenmesi gibi keyifli, organik bakım ritüelleri uygulamalı olarak anlatılır.
Tüm peyzaj elementleri (ahşap iskeleler, kaya bahçeleri, aydınlatmalar) son kez temizlenir. Elektromekanik garanti belgeleri, pompaların kullanım kılavuzları ve ekolojik gölet bakım talimatnamesi bir dosya halinde teslim edilerek, klor kokmayan, doğanın sesiyle (kurbağa ve şelale) ruhunuzu dinlendiren bu yaşayan eser Anahtar Teslim prensibiyle yatırımcıya devredilir.
Biyolojik göletler zaman geçtikçe yaşlanır değil, "güzelleşir". Kökleri gelişen bitkiler ve çoğalan bakteriler sayesinde gölet her yıl suyunu daha iyi temizler, size doğanın kucağında zahmetsiz bir görsel şölen sunar.
Proje planlamasından teslimata kadar tüm yapım aşamalarını şeffaf bir şekilde takip edin. Her adım profesyonel ekibimiz tarafından titizlikle yürütülür.
3
Havuz Tipi
15+
Yıl Tecrübe
500+
Tamamlanan Proje
Projelerimiz ve müşteri deneyimlerimiz, kalitemizin en güçlü kanıtıdır.
500+
Tamamlanan Proje
4.9
Müşteri Puanı
25+
Yıl Deneyim


“özenle ve titizlikle başarılı bir proje sahibi oldum.”
“Aldığım hizmetten memnun kaldım.”
"Sıkça sorulan sorular"
Betonarme, prefabrik ve polyester havuz seçeneklerini detaylı olarak karşılaştırın. Alanınıza, bütçenize ve kullanım amacınıza göre en uygun çözümü belirleyin.
3
Havuz Tipi
8
Özellik
100%
Şeffaf Karşılaştırma
Sınırsız şekil · En uzun ömür · Yüksek dayanıklılık
Kurulum
6-8 Hafta
Ömür
30+ Yıl
Garanti
10 Yıl
Hızlı kurulum · Uygun fiyat · Taşınabilir
Kurulum
2-3 Hafta
Ömür
15-20 Yıl
Garanti
5 Yıl
En hızlı montaj · Pürüzsüz yüzey · Kolay bakım
Kurulum
1-2 Hafta
Ömür
20-25 Yıl
Garanti
7 Yıl
Projenize özel hızlı bir teklif hazırlayalım.
“özenle ve titizlikle başarılı bir proje sahibi oldum.”
“Aldığım hizmetten memnun kaldım.”